GENEL SAĞLIK

Hipertansiyon

Hipertansiyon, damarın içindeki kanın damar duvarına yaptığı yüksek basınçtır. Birçok neden bağlı olarak ortaya çıkan kan basıncı yüksekliğidir. Ülkemizde yaklaşık 15 milyon kişide görülmektedir. Nedenleri arasında genetik yatkınlık ve aşırı tuz tüketimi ilk sırada yer alır. Çoğu zaman uzun süre belirti vermeden böbrek, beyin, kalp gibi hayati organlarda hasarlara yol açabilir. Ani tansiyon yükselmesi beyin kanaması, felç gibi ciddi problemlere neden olabileceği için mutlaka tedavi edilip kontrol altına alınmalıdır. Belirli aralıklarla tansiyon ölçtürmekte fayda vardır.

Hipertansiyon Belirtiler

Hipertansiyon Belirtiler arasında en belirgin olarak kan basıncının yükselmesine bağlı ortaya çıkan baş ağrısı, baş dönmesi, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı vardır. Diğer belirtiler ise halsizlik, yorgunluk, burun kanaması, kulaklarda çınlama, yürümede zorluk, bacaklarda şişlik olabilir.

Ayrıca kan basıncının aşırı yükseldiği durumlarda çift görme, dilde peltekleşme, yüzde karıncalanma görülebilir.

Bu belirtilerden bir ya da birkaçı görüldüğü zaman mutlaka bir doktora başvurulmalıdır.

Nedenleri

  • Fazla tuz tüketimi.
  • Stres.
  • Obezite, hareketsizlik.
  • Ailede hipertansiyon öyküsü olması.
  • Diyabet
  • Tiroit hastalıkları, böbrek üstü bezi tümörleri, aort darlığı gibi bozukluklar da hipertansiyonu tetikleyebilir.
  • Doğum kontrol hapları ve bazı ağrı kesiciler de kan basıncını yükseltip hipertansiyona neden olabilir.

Hipertansiyon Tanısı Nasıl Konur?

HT tanısında ayrıntılı fizik muayene, EKG, 24 saatlik kan basıncı takibi, kan testleri yapılır. Tansiyon ölçümünde kan basıncının 140/90 mm hg üzerinde olması hipertansiyon tanısının konmasında önemlidir. Tansiyon ölçtürmeden bir saat öncesinden çay sigara kahve içilmemeli, istirahat halinde olunmalıdır. Heyecan, korku gibi durumlarda ölçülen tansiyonun yüksek çıkması normal bir durumdur.

Tedavisi Nasıldır?

Tedavide amaç tansiyonu 140/90 mm hg altında tutmaktır. Organ hasarı olmamış, kan basıncının hafif yüksek olduğu vakalarda ilaca gerek duyulmaz ancak sürekli tansiyon takibi yapılır.

Tedavinin temelinde yaşam tarzında yapılan değişiklikler vardır.

  • Tuz kullanımı azaltılıp potasyum ve magnezyumdan zengin beslenilmeli.
  • Sigara, alkol kullanılmamalı.
  • Kilo kontrolü yapılmalı.
  • Düzenli egzersiz yapılmalı.

Tedavide tansiyon ilaçlar da önemli yere sahiptir. Doktor tarafından hastaya uygun ilaç seçilmeli ve ilaçlar düzenli kullanılmalıdır. İlaçların bağımlılık yaptığı ve zararlı olduğu düşünülüp ilaçları aksatmak veya kullanmamak doğru değildir. Tansiyon ilaçları tansiyonu düzenlerken aynı zamanda kalk damar sistemini korur ve böbreklerin bozulmasını önler. Ayrıca hastalık kontrol altına alındığında doktor kontrolünde ilaçlar azaltılabilir veya kesilebilir.

Sarımsak ve limonun kan basıncını düşürdüğü söylenebilir ancak hastalığın tedavisinde ve yarattığı etkilerin ortadan kalkmasında bir role sahip değillerdir. Kullanılan ilaçlara destek olabilirler. İlaç kullanmayıp sadece bu tarz yöntemlere başvurmak doğru değildir.

Tüm bunların yanında hastalar yüksek kan basıncının kendilerinde ne tür etkiler yarattığını bilmeli, düzenli tansiyon ölçtürmeli ve doktor kontrollerini ihmal etmemelidir.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu